2014 İnovasyon Haftası ikinci gün izlenimlerim.

Selam Aleyküm,

Dün ki yazımda İnovasyon Haftası 1.gün ile ilgili izlenimleri aktarmıştım. Bugün ise 2.gün izlenimlerimi aktaracağım.

Öncelikle ilk günün ardından İstanbul Kongre Merkezine en kısa şekilde nasıl ulaşılır onu öğrendim. İlk gün Dolmabahçe’nin oradan İnönü Stadının oradan yokuş çıkıp İCC’ye varmıştım. İkinci gün ise metrobüsle Mecidiyeköy’de inip M2 metro hattıyla Taksim’e gidip yaklaşık 15 dakika yürüdükten sonra İCC’ye vardık. İstanbul Kongre Merkezine kısa yoldan gitmenin yollarından biri budur.

Neyse bu nüansı verdikten sonra programa geçeyim. Aslında 2.gün resmi açılış günüydü. Siyasilerin her zaman ki gibi gecikmesiyle 9:30’da başlayacak program 10:10’a doğru başladı. Sabah ki program Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun gelmesiyle başladı.

Programa ilk olarak ev sahibi yani TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi başladı. Büyükekşi Başbakana,Ekonomi Bakanına desteklerinden ötürü teşekkür etti. Ardından kalemin kılıçtan keskin olduğu bir bin yıla girdiğimizi hatırlatarak bu bin yıla nasıl katkıda bulunabiliriz düşüncesiyle inovasyon haftasını düzenlediklerini belirtti. Konuşmasında ihracatla ilgili bilgilere değinen Büyükekşi, 2023 hedefleri için üniversite-sanayi arasında işbirliği sağlayarak daha akıllı bir şekilde üreterek ihracatımızı arttırmamız gerektiğini söyledi. Dünya’da ihracat içinde ilk 10’da olma hedefinde bunun taklitçilikle değil yenilikle olacağını belirtti. Büyükekşi Ortadoğu ve Rusya-Ukrayna’da yaşanan olaylara rağmen ihracatımızın artarak devam ettiğini başarının reçetisinin ise yüksek teknoloji üretmek ve ar-ge çalışmalarına daha fazla bütçe ayırmakla olacağını söyledi. Küresel marka oluşturmak için devlet ve özel teşviklerin devam etmesi gerektiğini ülke olarak inovasyonun altın çağında taşeronluk değil orkestra şefliği yapmamız gerektiğini söyledi. Büyükekşi Türkiye’nin cari açığının olmadığını aslında inovasyon açığını olduğunu belirterek önemli bir noktaya temas etti. Eğitim okulda duvarları arasında değil her alanda olmasını gerektiğini söyleyen Büyükekşi mesleki nitelikli eğitime önem vermemiz gerektiğini beyan etti. Konuşmalarını tüm destekçilere ve katılanlara teşekkür ederek bitirdi.

Büyükekşi’den sonra sahneye inovasyon haftası partnerlerinde Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi çıktı. Zeybekçi Türkiye’nin ilerlemesin durdurulamayacak noktaya geldiğini yeni şeyler üretmemiz gerektiğini söyledi. Ülke olarak edilgen ekonomiden etken ekonomiye doğru yol aldığımızı belirtti. İnovasyon ile yapılan çalışmalar ile bakanlıkla birlikte ortak iştigal noktasının ortaya çıktığını söyledi. Ülke olarak bilgiyi üreten konumda olduklarını beyan etti. Savaş sırasında gemi karadan yürüterek inovatif fikir üretenlerin torunları olarak bugün yine gemileri yürütmenin mümkün olduğunu bu görevin ise biz gençlerin olduğunu söyledi. Zeybekçi Ekonomi Bakanlığı portalıyla ilgili verdi. Bu portal ile birlikte Ekonomi Bakanlığına daha hızlı ulaşılabileceğini beyan etti.

 

20141205_105509

Zeybekçi’den sonra Başbakanımız Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu sahneye çıktı. Sahneye çıktığı ilk anda inovasyona davet ederek inovasyon kelimesinin yerine yenilikçi buluş gibi Türkçe bir ismin kullanılmasının daha doğru olacağını belirten Davutoğlu İnovasyon aşamlarına değindi. Bu inovasyon aşamalarını 5 kategoriye ayıran Davutoğlu bunları Tasavvur,Tez,Uygulama,Ticarileşme,Rekabet şeklinde sıraladı. Gençlerin inovatif düşünebilmesi için tasavvur etmeyi öğrenmelerini tavsiye etti. Eğitimi malumat yığını olarak gören biri için inovasyonun bittiğini hatırlatan Başbakan temel bilimlerde gelişmemiş bir ülkenin yenilikçi olamayacağının altını çizdi. Teknoparklara yatırım yapıldığı gibi temel bilimlerde burs verilmesi gerektiğini ve laboratuarlar kurulması gerektiğini söyledi. Davutoğlu çok kısa sürede teknolojiye intibak ettiğimizi bundan dolayı yüksek teknoloji ithalatımız arttığını bu ithalatın yerine bizim bu alanlarda ihracatımızı arttırmamız gerektiğini belirtti. Paradigmatik düşünerek yüksek katkılı alanlara geçiş sağlamamız gerektiğini beyan etti.

20141205_111423

 

Başbakanımız’dan sonra Cuma namazı için ara verildi. Cuma namazı sırasında İstanbul Kongre Merkezi gibi bir yerde rezillik yaşandı. Mecsid’i yetersiz olan Kongre Merkezinin aynı zamanda mescid içinde ses düzeni yoktu. Bu sebepten dolayı arkadaki cemaat imamın sesini duymakta zorluk çekti. Ayrıca mescid alanın küçüklüğünden dolayı cemaat çok sıkıştı bundan dolayı sırt sırta secde edildi. Bu sırada sırta secdenin caiz olduğunu öğrendim. Velhasıl kelam İstanbul Kongre Merkezi gibi bir yerde mescid sıkıntısı yaşadık.

Cuma namazından sonra Gijs Van Wulfen’in TİM tarafından basılan İnovasyon seferi adlı kitabı dağıtıldı. Bu sırada Öztirkayiler şirketinden Tahsin Öztiryaki Beyle karşılaştım. Kitaba aşağıdaki notu düşen Öztiryaki hayatımda başarılar diledi. İnovasyon haftası organizatör başkanı olan Tahsin Öztiryaki Bey’e burdan ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum.

20141205_221805

Kitabın ardından kongre salonuna doğru yol aldık. Bu arada programın sarkmasıyla cuma namazı sırasında Gijs Van Wulfen’in İnovasyon’a nasıl başlanılır? başlıklı panelini kaçırmıştık. Program Türk Mucitler paneliyle devam etti.

İlk olarak ASML Optik Tasarım Mühendisliği Takım Lideri Mehmet Ali Dündar konuşmalarına başladı. Dündar nano alanında yapılan çalışmalardan bahsetti. Bu çalışmaların ileriki yaşamımızda birçok alanda hayatımızda olacağını bu sayede bazı şeylerin daha hızlı çözülebileceğini beyan etti.

Dündar’dan sonra ScoreBeyond Ceo’su Emrecan Doğan sahneye çıktı. Doğan ilk olarak “Neden olmasın? – Why not?” şeklinde düşünmemiz gerektiğini aynı zamanda birbirimizle rekabet yerine silikon vadisinde olduğu gibi eksikliklerimi gidererek dünya sektöründeki pastaları yiyebileceğimi belirtti. İnovasyon alanında ürün-kullanıcı uyumuna,inovasyonun problem çözmesi gerektiğine ve inovasyonların yeni inovasyonlar doğuracağını belirterek inovasyonun bir sürekilik olduğuna değindi. Büyük şirketlerde inovatif düşünmenin zor olduğunu küçük şirketlerde ise daha kolay olduğunun altını çizdi çünkü küçük şirketlerin başarıya aç olduklarını söyledi. Doğan kendi işinizi bozmamızı ve daha iyi nasıl yapabilirim diye düşünmemiz gerektiğini belirtti ve aynı zamanda “Bu iş hayatta tutmaz” diyenleri umursamamızı önerdi.

Doğan’dan sonra SwipeSense şirketinin Ceo’su Mert Hilmi İşeri sahneye çıktı. İşeri sahneye çıktığında tecrübesini paylaştığı gibi aynı zamanda sunum yeteneğinide konuşturdu. İşeri’nin sunumu talk show havasında geçti. İşeri SwipeSense şirketinin nasıl ortaya çıktığını anlattı. SwipeSense tamamen el yıkama üzerinde bir şirket. Bu şirketin amacı hastahanelerdeki elden dolayı bulaşan enfeksiyonları azaltmak böyle bir şey için neden düşünmüş derseniz Amerika bundan dolayı çok dertli olan bir ülke Amerika enfeksiyonlardan dolayı her yıl 5.7 milyar dolar ve 100 bin kişiyi kaybediyor. Bu sebeple Amerika bu konuya çok önem veriyor. İşeri insana yatırımın her zaman daha önemli olduğunu belirtti. İşeri her zaman sizden akılla insanlarla çalışın ve kendinizi geliştirin önerisinde bulundu. İnovasyonun temelinde ise gözlem olduğunu belirtti. Aynı zamanda iyi fikir bulmanın tek başına yetmediğini bu fikrin yanında bu fikir için savaşacak güçlü bir takım kurmanın önemine dikkat çeken İşeri kendi fikirlerine kötü diyemeyen insanın yeni bir fikir üretemeyeceğine inandığını belirtti.

İşeri’den sonra sahneye Doktar Ceo’su Tanzer Bilgen çıktı. Doktar’ın akıllı tarım uygulamaları alanındaki çalışmalarına değinen Bilgen bu sayede üretimin daha kontrollü bir şekilde olduğunu ve çiftçilerin üretim konusunda daha sağlıklı sonuç elde ettiklerini söyledi.

Panel’den sonra 2 konferans vardı. Bunlardan SalesForce’dan Funda Erdin’in konferansına katılabildim. Erdin salesforce olarak müşterilerin isteklerine en hızlı şekilde nasıl cevap verilmesi gerektiğine yine müşterinin ellerinde ki veriler sayesinde ne istediklerini bildiklerini bu sayede çözüm ürettiklerini söyledi. Erdin daha fazla nasıl başarılı olabiliriz düşüncesinin olduğunu müşterilere sattıkları ürünün son kullanım tarihi bitmek üzereyken mail atarak yeni ürün teklif ettiklerini sıkça mail’e boğmadıklarını anlattı. Salesforce olarak başarıda şeffaflığı temel ilke edindiklerini müşterileri 7/24 dinlediklerini, müşteriye ürün satmadıklarını müşterilerini başarılı kılmak için çözüm sattıklarını belirten Erdin müşterilerle mütemadiyen fikir alışverişi yaptıklarını ve onları önemseyerek işlerini yaptıklarını belirtti. Devamlı olarak yine, yeniden keşfetmek için uğraştıklarını ve müşterileri sosyal ağdan takip geri bildirim aldıklarını belirterek konuşmalarına son verdi.

Pazarlama konferansından sonra yine bir panele dönüş yaptık. Bu panelde söz ilk olarak Dan Rosegaarde’ydi. Rosegaarde Neden insanlar kendilerini gıdıklamayazlar diye ilginç bir soru sorarak başladı. Yeni bir şeyler keşfetmek için birbirimize ihtiyacımız olduğunu insanların çevreyle ilgili hassaslıkların arttığını belirtti. Kendisinin bu hassasiyet içinde ki çalışmalarını anlattı. İnovasyonun farklı dünyalar arasında köprü kurmak olduğun belirtti.

Rosegaarde’den sonra Ayşe Birsel sahneye çıktı. Birsel çocukluktan bu yana hayalini kurduğu işte çalıştığını belirti. Bu sayede hayallerimizin peşinden gitmemiz gerektiğini söyledi.

Birsel’den sonra Pauline van Dongen sahneye çıktı. Dongen giyilebilir giysi alanında ki yaptığı çalışmaları anlattı. Bu sayede giysi üzerinde ışık  ve şarj cihazı gibi insanlara sürekli gereken konular üzerinde fikir ürettiğini söyledi. Güneş panellerini tekstil ile birlikte entegre edip hayatımıza farklı bir inovatif ürün kattığını belirten Dongen bununla birlilkte farklı bir inovasyonun ortaya çıktığını belirtti. Bu inovasyonun yıkanabilir güneş paneli olması gerektiğini söyleyen Dongen sektörleri entegre ederek yeni inovatif fikirlerin olabileceğini beyan betti.

Bu panelden sonra Göster Kendini etkinliği vardı. Bu etkinlikte nasıl seçildiklerini anlamadığım arkadaşlar üst düzey yöneticilere alanlarıyla ilgili sorular sordular ve bu arkadaşlar bu şirketlerden staj sözleri aldılar ne mutlu onlara. 🙂

Bu etkinlikte THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu bu tür etkinlerine gitmenin seminerleri dinlemenin ayrı bir öğrenim süreci olduğuna dikkat çekti.

Hamdi Topçu’dan sonra Arçelik Genel Müdürü Levent Çakıroğlu etkinliğe devam etti. Çakıroğlu’da soru soran arkadaşlara staj sözü verdi. Bu staj sözünden sonra aşağı inerken kendisiyle konuşma fırsatım oldu. Bende kendisinden staj konusuyla ilgili söz aldım ve ardından hatıra fotoğrafı çektirdim.

IMG-20141205-WA0006

Stajla ilgili bir sözde Sabancı Holding Grubundan Taner Tok Bey’den aldım. Taner Tok sıcakkanlı, enerji dolu bir insan enerjili gördüğü her kişiyede yardımcı olmaya çalışıyor.

Kısa günün kârı olarak 2 staj sözü aldım. İnovasyon haftasının 3.gün etkinliklerine maalesef katılamayacağım bunun sebebi ise Google Developer Fest ile çakışması. 06 Aralık 2014 günü Üsküdar’da Google Developer Fest için Bağlarbaşı Kültür Merkezinde olacağız. Aslında bu hafta tam bir etkinlik haftası İnovasyon haftası,Google Developer Fest’in yanında Özgür Web Günleri var.

Yarın Google Dev Fest izlenimleriye görüşmek üzere.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir