2014 İnovasyon Haftası ilk gün izlenimlerim.

Selam Aleyküm,

Türkiye İnovasyon Haftasına katılmak üzere 3 Aralık Çarşamba üniversiteden arkadaşım Ahmet Berkak KÖK ile İstanbul’a uçtuk.

İstanbul’a indikten sonra yaz tecrübe ettiğim üzere hemen öğrenci kartımı çıkardım malum öğrenciyiz. Belirtmeden geçemeyeceğim öğrenci kartı çok çok hesaplı.

Sonra yazın kaldığım yere geldim. Burada yazın tanıştığım kişilerle görüştüm, hasret giderdim. Akşam ise Küçükçekmece Tepeüstü mahallesini gezme fırsatım oldu. İstanbul’un her yeri ayrı bir merkez ayrı bir dünya…

İnovasyon haftası için sabah 7’de yollara düştüm. Küçükçekmece’den kaldığım yerden dolmuş ile metrobüs hattına geçtim, metrobüsten Cevizlibağ’da Kabataş Tramvay hattıyla Dolmabahçe son durağa kadar gittim. Buradan navigasyon yardımıyla ( bu arada navigasyonu bulandan Allah razı olsun (: ) İnönü stadının ordan yokuş çıkarak Divan hotelinden sağa dönerek İstanbul Kongre Merkezine yürüyerek gittim.

İstanbul Kongre Merkezine vardığımda ilk iş olarak kayıt masasından giriş kartımı aldım. Muazzam bir kalabalık vardı. Kalabalığı gördüğüm ilk andan itibaren heyecanım artmaya başladı.

Bu tür programlar genel olarak verilen vakitten sonra başlar. Bu programda 9:30’da başlaması gerekirken 10:30’a doğru sarktı. Bu arada İstanbul Kongre Merkezini dolaşmaya başladım. Dolaşırken geçen gün üniversitemizde TET’in düzenlemiş olduğu seminerde tanıştığım Atilla Eren Bey’e rastladım. Burada neden Fırat Üniversitesi’nin standı olmadığını sorunca aşağıda ki fotoğrafı çektirip Rektörümüze göstermemi önerdi. Elazığ’a gittiğimde Rektörümüzle bu konuyu görüşeceğim.

Ana programa geçmek üzere yavaş yavaş Harbiye salonuna doğru yönelmeye başladım. Girişte yabancı konuşmacıları anlayabilmemiz için radyo benzeri bir cihaz verdiler. Bu arada ilk defa çevirmenli bir programa katıldım. Program Tim Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin açılış konuşmalarıyla başladı. Büyükekşi konuşmalarında bu programın 3.sünü düzenlediklerini belirtti. Geçen sene bu programa 27 kişi katılmış bu sene ise hedeflerinin 30 bin olduğunu anlatarak devam etti. Mehmet Büyükekşi’nin konuşmalarından dikkatimi çeken en büyük kısım “Ümidimiz siz gençlersiniz.” kısmıydı. Evet, bu ülkenin ümidi, yarınları, istikbali bizleriz. Bunun farkında olan Büyükekşi gibi yöneticilerimizin olmasıyla temennisiyle.

Mehmet Büyükekşi’den sonra İnovasyon Haftasının partner ülkesi Hollanda’nın Büyükelçisi Sayın Ron Keller sahneye çıktı. Keller Hollanda ile Türkiye’nin inovasyon hedeflerinin aynı olduğun belirtti. Bu bağlamda partner ülke olarak kendilerini seçtikleri için TİM Başkanına teşekkür etti.

Ron Keller’den sonra ise sahneye Koç Holdind Dayanaklı Tüketim Grubu Başkanı ve Arçelik Genel Müdürü Levent Çakıroğlu çıktı. Çakıroğlu Arçelik’in İnovasyon’a verdiği önemi anlattı. Konuşmasında Arçelik’in patent liginde Türkiye’yi 123.sırada birinci olarak temsil ettiğin belirtti. Yine konuşmasında uluslarası pazarda başta Beko olmak üzere birçok marka güçlü liderliklerini devam ettiklerini söyledi.

Levent Çakıroğlu’dan sonra ise sahneye beni en çok heyecanlandıran isimlerden biri çıktı. Bu isim MIT Media Lab Kurucu Nicholas Negroponte idi. Negroponte 40 yıl önce insanların bilgisayar vb. cihazlarla dokunarak iletişim kurucağını beyan ettiğini söyledi. 40 yıl önce insanların bu fikre saçma dediğini hatta bu fikir için anti-tezler yazıldığını, ekranın kirleneceğini gibi saçma tezler olduğunu hatırlattı ama bugün gelinen noktada bu fikrinin ortaya çıktığını belirtti. Negroponte yine konuşmalarında sürekli geleceğe gidiş-dönüş yaptığını söyledi. Bu sayede hayallerine bir adım daha yaklaştığını belirtti. Negroponte programlamanın önemi değindi. Çocuklara programlama öğretilmesi gerektiğini bu sayede algoritmik düşünce yapısını kazanacaklarını belirtti. İnovasyon noktasında ise inovasyonun farklı düşüncelerden geldiğini bunun sanat ve teknoloji kombinasyonunun ancak bilgisayar olduğunu söyledi. Negroponte inovatif düşünmeyen şirketlerin bir gün batacağını bunun en iyi örneğinin Kodak firması olduğunu hatırlattı. Nicholas Negroponte “Siz çalışma yaparken birileri gelecek ve çalışmalarınıza saçma diyecek. Eğer birileri sizin çalışmalarınıza saçma derse ondan onur duymalısınız.” dedi bu konuda bizzat tecrübe ettiğim birçok örnek var. İnsanlar hayalleri yıkmakta Usta lütfen hayallerini yıktırmayın! Negroponte çocukların öğrenme konusunda ki önemini hatırlatarak Afrika’da yaptıkları çalışmayı baz alarak “Hiç on-off düğmesi görmeyen çocukların 5 dakika içinde tableti çözebildiklerini, 5 gün içinde 50 uygulamayı aktif olarak kullanabildiklerini ve yine 6 ay içinde Android’i hack edebildiklerini” anlattı. Negroponte inovasyonun olması için ülkelere bir öneri olarak interneti ücretsiz yapmalarını tavsiye etti. Negroponte’nin konuşmalarından birçok anlamda tecrübeler edindim.

Negroponte’den sonra Alliance Avustralya Başkanı aynı zamanda G20 Genç Girişimler Başkanı olan Jeremy Liddle Gençlik İstihdamı ve Girişimcilik Eko Sistemleri başlıklı konferansını sundu. Liddle konuşmalarına 2015 G20 Başkanlığını Türkiye’nin alacağını hatırlatarak başladı. Liddle “Değişimin kendisi siz olmalısınız ve dünyayı yönetmelisiniz.” diyerek değişimin önemine dikkat çekti. Yine dünyadaki ekonomik krizden önemli olan bir konuya yani genç nufüstaki yüksek ve artan işsizlik oranına dikkat çekti. Liddle büyük girişimcilerin büyük sorunları çözen insanlar olduklarını belirtti. Eğitimin inovasyondaki önemine dikkat çeken Liddle “Kalkınma hedeflerinden bir taneside eğitime destektir ve bu konu çok önem taşıyor.” dedi. Liddle girişimlerin dünyadaki en mutlu insanlar olduklarını çünkü sevdikleri işleri yaptıklarını hatırlattı. Liddle benim içinde önemli bir konu olan her üniversitelerin alanıyla ilgili part time çalışarak,deneyerek öğrenerek iş dünyası ile iç içe olması gerektiğini belirtti.

Negroponte’den sonra ise Finlandiye Eski Başbakanı ve Nokia Danışma Ortağı olan Esko Aho İnovasyon ve Eğitim konulu konferansını düzenledi. Aho inovasyonun sırrının diğerleriyle rekabet etmek yerine bir sonra ki adımı düşünmek olduğunu hatırlattı. Aho Türkiye’nin en önemli değerinin gençler olduğunu belirterek bu gençleri kız erkek ayırt etmeden eğiterek Türkiye’nin gelişimne katlı sağlanılmasını tavsiye etti.

Aho’dan sonra Hürriyet Gazetecilik Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı sahneye çıktı. Doğan Sabancı inovatif fikirlerin cesaret istediğini hatırlattı. Hürriyet olarak online gazetecilik alanında yaptıkları inovatif çalışmalardan bahsetti.

Vuslat Doğan Sabancı’dan sonra ise sahneye Milestone Entertainment ve Creative Visions Vakfı Başkanı Robert Tercek çıktı. Tercek nesnelerin teknoloji ile bütünleşmesinde ki süreci örnekler birlikte anlattı. Bu örneklerde endüstriyel halılardan, parlayan bitikilere, ampulun gelişiminden, dijital dünya ve sosyal medya konularına dikkat çekti.

Robert Tercek’in ardından “Girişimcilik; Ekosistemde Yeni Yaklaşımlar” paneli başlamışken Twitter’dan katıldığımız yarışma sayesinde Girişimci Mentor buluşmasına katıldık. İnovasyon haftasında en çok istifade ettiğim program bu oldu diyebilirim.

Mentor buluşmalarında ilk olarak Öztiryakiler Şirketinden Tahsin Öztiryaki ve AFS İklimlendirme Başkanı Zeki Poyraz Beylerle birlikte bir araya geldik.

Zeki Poyraz Bey her türlü vasıflı vasıfsız eleman aradığını belirti. Bu konu aslında tüm sanayicilerimizin muzdarip olduğu bir konu genel olarak piyasada kalifiye eleman sıkıntı var. Poyraz üretmeyi sevin, üretmeyi sevdiğiniz anda bir şeyler yapabilirsiniz dedi. Poyraz yine biz mühendis adaylarına tavsiyede bulunarak işe işçi maaşıyla başlayın, kendinizi gösterdikten sonra patronunun bizleri bırakmayacağını söyledi. Poyraz girdiğiniz iş yerinde paspas olmaya çalışın bilin ki paspas olduğunuz zaman patron olabilirsiniz dedi. Yine biz mühendis adaylarına ücretsiz staj yapmamızı, Jeremy Liddle’nın belirttiği gibi piyasayla iç içe olmamızı bu sayede iş öğrenmemizi tavsiye etti. Sürekli araştırmamızı mühendis adayları olarak termodinamik ve akışkanlar dinamiğini iyi öğrenmemiz gerektiğini söyledi.

Daha sonra katıldığımız ilk masada sözü Tahsin Öztiryaki Bey aldı. Öztiryaki hayatının hep iş peşinde koşarak geçtiğini anlattı. Bu sayede Öztiryakiler Türkiye’de ki endüstriyel mutfak piyasasında söz sahip olduğunu belirtti. Öztiryaki ihracat için Irak-İran savaşı döneminde yılmadan gerek arabasıyla gerek askeri korumalar gerekse uçakla yılmadan ihracat için çalışmalarına devam ettiklerini anlattı. Bu dönemin Öztiryakiler için dönüm noktası olduğunu söyledi. Öztiryaki hayallerini büyük atın, büyük düşünün dedi bu sayede bir şeyleri daha hızlı yapabileceğimize değindi.

Bu masadan kalktıktan sonra ise TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ve BİST Başkanı İbrahim Turhan Beylerin masalarına konuk olduk. Büyükekşi biz gençlere samimi davranışıyla programın açılışında belirttiği “ümidimiz siz gençlersiniz” sözünü hatırlattı. Girişimcilik alanında sorularımızı yanıtladı. BİST Başkanı İbrahim Turhan Bey ise yine aynı samimilikte sorularımıza cevap verdi. Bir projeye başlarken “önemli olan kaç para eder?” diye düşünmemiz gerektiğini bu sayede üretime daha çok ayak uydurabileceğimizi söyledi.

Bu masadan sonra Jeremy Liddle ile başbaşa görüşme fırsatı bulduk. Bu konuşmada İngilizce’de ki konuşma nakisemden dolayı arkadaşım Ahmet Berkay’la Liddle arasındaki geçen konuşmada dinleyici pozisyonunda bulundum. Buradan bir kez daha ingilizce nakisemi ivedilikle çözmem gerektiğini tecrübe ettim.

Bu masadan sonra Esas Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sabancı Beyle konuşma fırsatı yakaladık. Ali Sabancı’da “Bu projeden ne kazanabilirim?” düşüncesini aşıladı. Bu sayede üretim ve ekonomi arasında ki işbirliğini rahatlıkla sağlayabileceğimizi öğretti.

Mentor buluşmaları ilk günde en çok bilgi ve tecrübe edindiğim ortam oldu. Burdan TİM ekibine biz gençlere bu imkanı tanıdığı için teşekkür ediyorum.

İlk gün böyle geçti. 2.günde görüşmek üzere.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir