Kendimize yabancılaştık.

Bu yazıyı yazmamın medarı okumuş olduğum “Fincanımda Kola Var” isimli kitap. Kitabın yazarı  Sadettin ÖKTEN 1942 doğumlu, tahmin edebileceğiniz gibi kitaptaki bazı kelimeleri 1994 doğumlu olan anlayamıyorum.

Aslında kullanılan bu kelimeler bize yabancı kelimeler değil, bize yabancılaştırılmış kelimeler. Burada sözü Tarık TUFAN’a bırakıyorum. Tarık TUFAN “Okuduğun yazıların, şiirlerin sonunda yabancı olduğunu söyledikleri kelimeleri sıralayacaklar.  Dikkatli oku bu kelimeleri. Bil ki çoğu senindir bu kelimelerin.  Bir hayata, bir medeniyete yabancılaşmış insanların, yeryüzüne yabancılaşmış insanların bir kenara bıraktığı kelimelerdir bunlar. Senin kelimelerin… Bir hayatı, bir düşünüşü, bir duyumsamayı, bir hayali, bir rüyayı anlatabileceğin kelimeler var bunların içinde. Kendi yabancılaşmalarını gizleyebilmek için bizim kelimelerimizi çalan insanlar göreceksin.” diyor.

Dedelerimiz, ninelerimiz yani bizden yaşça büyük kişiler hala bu kelimeleri kullanıyorlar. Bazen anlamıyoruz, bazen de anlamış gibi yapıyoruz.

Bugün biz gençlere baktığımızda kendimizi ortalama 250-300 kelime ile ifade edebiliyoruz. Şahsım adına bu konu artık çok önemli çünkü sözcüklere hakim olamayanlar konuştuklarında kişileri etkileyemezler.

Okumuş olduğum bu kitap sonra umdelerimde değişikliğe gideceğim. Okuduğum kitaplardaki bilmediğim kelimeleri genel olarak sözlüklerden bakıp öğreniyorum ama cümle içinde kullanmadığımdan dolayı belli bir zaman sonra unutuyorum. Hal böyle olunca öğrendiğim kelimeleri gerek yazılarımda gerekse içtimai hayatta kullanmaya çalışacağım. Böylece ukdemi ve nakisemi gidermeye çalışacağım. Aynı zamanda okumuş olduğum kitaplardan daha fazla maslahat kazanıp, naif olan kelime dağarcığımı salim bir hale getirerek cümlelere daha çok hakim olmaya çalışacağım.

 

Bu yazıda öğrendiğim kelimelerin bir kısmı kullanmaya çalıştım. Bir daha ki yazıda görüşmek duasıyla.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir